Uyumlu Yaşam Blog

Uyumlu ve mutlu yaşama dair

Posted by Ayfer Bayram on January - 3 - 2012 | 4 Comments

Gezi ve tatil konularında birlikte plan yapmaktan keyif aldığım arkadaşımla Mayıs ayından beri yazın birlikte tatil yapalım diyorduk. Temmuzun ikinci haftası artık plan yapmayalım aksiyon alalım dedik. Son aşamaya kadar “olursa güzel olur, olmazsa da ne yapalım sağlık olsun” dediğimiz bir plandı ama doğrusunu söylemek gerekirse “olmazsa” durumu için bir alternatif planımız da yoktu o anda maalesef icon smile Orta Avrupa Gezisi: Prag Notları

Turla gitmenin dezavantajlarından biri, vizede yaşanabilecek bir problemde, ödenen paranın bir kısmının ya da hepsinin yanabilmesi.

Turla gezmenin nasıl olacağını merak ettiğim için planımız bir tur şirketiyle gezmekti. Tur organizasyonuyla gitmenin önemli dezavantajlarından biri, vize hazır olmadan tur şirketi ayarlandığında, vizede yaşanabilecek herhangi bir problemde, maalesef ödenen paranın bir kısmı ya da hepsi yanabilmesi. Bu duruma düşmek istemediğimizden önce vize işlemlerini tamamlamak için çalışmalara başladık. Vize için gerekli olan tüm evrakları hazırlayıp aracı kuruma teslim etmemiz, gezimizin başlamasından sadece 6 gün öncesiydi.

DSC 0942 Orta Avrupa Gezisi: Prag Notları

Schengen vizesi için vize acentasına gerekli olan tüm evraklarımızı verdik. Acenta zaman kaybetmeden işlemleri başlatmak için bu konuda hızlı işlem yaptığı söylenen Macaristan’a başvurdu. Daha önceden Schengen vizesi almış olmamız bizim için bir avantajdı. Bir hafta önce başvuran arkadaşıma vizenin üç günde verilmesi, açıkçası bizi rahatlatmış ve ümitlendirmişti. Fakat maalesef biz onun kadar şanslı olamadık. Çünkü vize işlemlerimiz, geziye çıkacağımızın önceki günü öğleden sonra saat üçte ancak bitebildi.

Verdiğimiz karar çılgıncaydı; tamamen gözü kapalı bir tatile çıkıyorduk sanki.

Vize için onayı aldıktan sonra saat dört buçuk sıralarında arkadaşım arayıp turu ayarladığının müjdesini verdi. Verdiğimiz karar çılgıncaydı ve tamamen gözü kapalı bir tatile çıkıyorduk sanki. Tur şirketi hakkında yeterince bilgiye sahip değildik fakat daha önceki gezi deneyimlerimizden Avrupa’nın güvenilir bir kıta olduğunu biliyorduk ve tur şirketiyle herhangi bir olumsuzluk yaşanması durumunda “kendimiz gezeriz” diye düşünerek geri adım atmamak için birbirimize cesaret veriyorduk.

DSC 0897 Orta Avrupa Gezisi: Prag Notları

Derken gezi saati gelip çattı ve toplam 7 günlük orta Avrupa turuna başlamak için cumartesi sabah 5 buçukta havaalanında buluştuk. Uçak charter tipi bir uçaktı. Son anda rezervasyon yaptırdığımız için listede adımız bile yoktu. Açıkcası bu kadar hızlı bir organizasyonda sorun olmaması düşünülemezdi zaten. “Tek sorunumuz bu olur inşaallah” diyerek korku ve ümit dolu bakışlarla bekledik son ana kadar. Bir anda rehberlerden bir tanesinin de isminin listede olmadığını öğrenince, yüreğimize su serpilmiş oldu ve bu olay az da olsa bizi rahatlattı. Tüm yolcular bindikten sonra bizi de uçağa aldılar ve derin bir “oh” çekip hayalini kurduğumuz Avrupa turumuza fiilen başlamış olduk. Rotamız Prag, Viyana ve Budapeşte şeklindeydi.

Birinci gün: PRAG

Sabah saat 10 sıralarında Prag havaalanına indik. Uçaktaki yolcuların neredeyse tümü orta Avrupa’yı gezmeye gelmiş Türklerden oluşuyordu. Toplamda 5 tur otobüsünü dolduracak kadar sayıya ulaştık ve Tur şirketinin yetkilisi Levent Bey bizi havaalanından aldı. Plana göre gündüz Prag’ı gezip akşam otele yerleşecektik.

DSC 1003 Orta Avrupa Gezisi: Prag Notları

Prag, Çek Cumhuriyeti’nin başkentidir. Slovakya ile Çek Cumhuriyeti 1993’te ayrılmadan önce Çekoslovakya’nın başkentiymiş. Komünizm görmüş bir ülkenin başkenti olduğu için şehirde bunun etkilerini hâlâ görmek mümkündür. Her tarafta tek düze şeklindeki binalar görünüyordu. Her ne kadar Avrupa birliğine üye olsalar da kendi para birimlerini kullanmaya devam etmişler. Para Birimleri Cron. 10 Cron 1 TLye denk gelir. Şehri gezmeye başlamadan önce döviz bürosuna uğrayıp 2 günlük Prag turumuz için ihtiyacımız olabilecek kadar döviz bozdurduk. Şehir gezisine, eski şehrin meydanından başladık.

Tüm binalarda barok mimarisi  hâkim.

Tüm binalarda barok mimarisi hâkim. Eski belediye binası, düzenli kraliyet bahçeleri ve St. Vitus Katedrali, gezilebilecek yerlerin başında gelir bu şehirde. St. Vitus Katedrali, yapımı çok uzun zaman alan bir katedral.

DSC 0115 Orta Avrupa Gezisi: Prag Notları

Şehir merkezinde, her saat başı zil çalan astronomik bir saat kulesi vardı ve turistlerin yoğun ilgisini çeken bir saatti bu saat. Saati yapan ustanın gözleri kral tarafından bir daha aynı saatten yapamasın diye kör edilmiş, usta da saatin mekanizmasında intihar ederek saati bozmuş böylece intikamını almıştır. Saatin etrafında 4 farklı kukla 4 farklı semboldür. Cimrilik, kendini beğenmişlik, yaşama karşı isteksizlik, gece hayatına ve sefahate düşkünlük. Ayrıca saat kulesine çıkıp kulenin tepesinden kırmızı damlı şehre kuşbakışı bakabilme imkânı da bulabilirsiniz.

Saati yapan ustanın gözleri, kral tarafından bir daha aynı saatten yapmasın diye kör edilmiş.

Prens Charles Köprüsü şehrin en ünlü anıtı konumunda olup heykellerle dolu bir köprüdür. Köprünün her iki tarafında yer alan kulelere çıkılabilir ne yazık ki, biz çıkma fırsatı bulamadık.

Şehir merkezindeki turdan sonra otelimize geldik.  Niyetimiz biraz dinlenip gece vakti şehri keşfetmek ve ilginç bulduğumuz fotoğraf karelerini yakalamaktı ancak o kadar yorulmuşuz ki sadece katılmak istediğimiz bir sonraki turları belirleyebildik ve yemek bile yemeden yataklarımıza yatıp 12 saat boyunca uyuduk. Turla gitmenin ikinci dezavantajı birçok turun ekstraya girmesi. Bu durumda düşündüğünüzden daha fazla para harcıyor oluyorsunuz.

İkinci gün: PRAG

Karlovy Vary, yemyeşil iki dağ arasında kalan bir ırmağın iki tarafına kurulmuş olup termal sularıyla ünlü bir şehirdir. Böbrek rahatsızlığı nedeniyle Atatürk de 1918 yılında, belli bir süre burada bulunmuştur. Prag’a bir saat mesafede olup temiz, sakin ve turistik bir yerleşim yeridir.

DSC 0393 Orta Avrupa Gezisi: Prag Notları

Yeşillikleri ve sis bulutlarıyla doğu Karadeniz’i hatırlatıyordu bana adeta. Porselenleri ve cam eşyasıyla da ünlü olan bu şehirde, bir Türk dükkânından epeyce hediyelik eşya aldık. Termal suların tadına baktık ama hiç de çekici değildi. Bütün gün burada vakit geçirdikten sonra şehre geri döndük.

Akşam vakti, ortaçağ eğlencesi düzenlenen mahzenden bozma bir lokantaya gittik. Ben özellikle fotoğraf çekmek için gitmek istemiştim ancak gece vakti fotoğraf çekiminde henüz acemi olduğumu, doğrusu karanlık çöktüğünde iyice farkettim. Fotoğraf konusunda pek bir şey çıkmayacağını anlayınca, ben de anın tadını çıkarmaya çalıştım. Garsonlar et yemediğimi öğrenince, bana özellikle sebzelerden oluşan bir yemek hazırladılar. Standart menüye sahip bir lokanta için kibar bir davranış olsa gerek.

Diğer günler sonraki yazı(ları)mda…

DSC 0037 Orta Avrupa Gezisi: Prag Notları

Yazımızı nasıl buldunuz? Lütfen yorumlarınızı aşağı yazın.

Diğer gezi yazılarımıza buradan erişebilirsiniz.

Gezmeyi ve paylaşmayı seviyor musunuz? Bizimle iletişime geçin, yazınızı yayınlayalım, başkaları da faydalansın…

İlgili Yazılar

Aşağıdaki butonları tıklayarak, yazıyı arkadaşlarınızla paylaşın!

4 Responses so far.

  1. diolivos says:

    Evet bu Fulden’in Hayali..:)Gitmek lazım,çok güzel çook:)

  2. altan ulas says:

    Budapeste sakli kalmis bir sehir. Sehri tamamen gezmek icin 4 gun yeter kanisindayim rehber esliginde. Bununla beraber estergon ve szentendre ye de gitmeyi ihmal etmemeniz gerekli. Yemekleri zengin turk mutfagi ile karsilastirilinca sizleri biraz hayal kirikligina ugratabilir beni ugrattigi gibi. Digr turk gruplarindan farkli olarak gitmeden once rehberimizi kendimiz ayarladik. Ucret olarak kisi basi 30 euro civarina tam gün mal oldu ancak degmekte. Isteyenler http://www.budapestetur.com adresinden bizim buldugumuz turk rehberlere ulasabilirler. Bos bos dukkanli sokaklari gezmektense tarihin icine baliklama daldik resmen. Mutlaka yuruyus ayakkabinizi yaniniza alin.

  3. Super resimler. Sahin fotosuna bayildim


Get Adobe Flash playerPlugin by wpburn.com wordpress themes