Uyumlu Yaşam Blog

Uyumlu ve mutlu yaşama dair

Posted by Feyza Zengin Çolak on July - 5 - 2011 | 0 Comment

İlk 5 hafta “aman ne güzel, hamileyim” şeklinde geçti. Meğerse bu dönem olayın fragmanıymış. 6. haftadan itibaren meşhur bulantılarla tanıştık.

Şu anda 6. haftasını yaşayanlar ya da yaşamak üzere olan anne adayları hemen korkmayın. Anneden anneye tüm belirtiler değişebiliyormuş. Benim yaşadıklarım oldukça hafifti.

Öncelikle sabah bulantısı diye bir şey hiç yaşamadım. Aslında normal zamanlarda insanı kusmaya kadar götüren mide bulantısına benzer bir şeyi de hiç yaşamadım ve de hiç kusmadım. Ama hamile olmadan önce hiç karşılaşmadığım ilginç bir mide bulantısı yaşadım yaklaşık 2 ay süreyle. Bu daha çok içinizin ezilmesi gibi bir şey. Ama içiniz ezilirken birçok yiyecek maddesi aslında içinizi kaldırıyor da. En çok tuzlu çubuk kraker ya da beyaz peynirli sandviç yiyince mutlu oluyorum. Bir de beyaz leblebi tabi. Yatağımın başucunda, ofisteki masamda, mutfak masasında birer çubuk kraker ve beyaz leblebi paketi var.

beyaz peynirli sandvic Hamilelik Günlüğüm: Gebeliğin İkinci Ayı   Bitmek Bilmez Ağlama İsteği

Beyaz peynirli sandviç

Bütün sebzeler, balık, köfte, sulu yemekleri yiyebilmek büyük bir hayal şu anda. İsimlerini duymak bile içimi kaldırıyor. Tüm yiyecekleri ancak bir hamur parçasının içindeyse (dürüm, ekmek gibi) yiyebiliyorum. Bu ilk başlarda bana sevimli gelen beslenme şekli hamileliğimin ilerleyen aylarında lüzumsuz alınmış kilolar ve diyetisyenin sıkı takibine neden olacak.

…öyle yorgunum ki sürekli uyumak istiyorum.

Bu ayın bendeki en belirgin izi bitmek bilmeyen bir yorgunluk hissi. Öyle ki sürekli uyumak istiyorum. Akşamları 20.00’de koltukta sızıyorum. Sabahları yataktan kalkmak istemiyorum. Bu da kişiden kişiye değişen bir belirtiymiş. Vücut yeni bir canlıya hazır hale gelebilmek için gereken enerjiyi bu şekilde depoluyormuş.

Exhausted by the smallest things 314004292 l Hamilelik Günlüğüm: Gebeliğin İkinci Ayı   Bitmek Bilmez Ağlama İsteği

Exhausted by the smallest things - Photo: Meredith Farmer

Yemek pişirmek de büyük problem. Öyle mutfağın kapısından geçemeyenlerden olmadım ama bir hayli güçlük yaşadım. Her güçlükte de oturdum ağladım.

Bu ayın en belirgin özelliklerinden bir diğeri bitmek bilmez bir ağlama isteği…

Ağlamak demişken bu ayın en belirgin özelliklerinden biri de bitmek bilmez ağlama isteği ve eylemi. Normalde pek duygusal ve içli bir insan olmamama rağmen hamilelikle beraber başka bir varlığa dönüştüm. Özellikle erkek okuyucularımızın bu “tanımlanamaz” durum karşısında eşlerine maksimum hoşgörü ve ilgi göstermeleri çok iyi olur.

Evet, hep ağlamak istiyorum. Kadın vücudunu kişilik ve karakteri değil hormonları yönetiyor. Tüm hormonların da tavan yapmış bir şekilde vücudumda resmigeçit yapmaları nedeniyle tepkilerime ben bile bir anlam veremiyorum.

…erkek okuyucularımız bu “tanımlanamaz” durum karşısında eşlerine maksimum hoşgörü ve ilgi göstermeleri çok iyi olur.

my life as an assistant 435708590 m Hamilelik Günlüğüm: Gebeliğin İkinci Ayı   Bitmek Bilmez Ağlama İsteği

My life as an assistant - Photo: Katiew

Bu durumun anlamsızlığını örneklerle açıklamaya çalışayım, işte ağladığım olaylar:

Yiyemeyeceksem niye pişiriyorum? Bir tencere nohut yemeği pişirip ertesi sabah kapağını dahi açamadığımda oldu. Bir de çok iştahla koklaya koklaya bir sebze çorbası pişirdim. Çorba piştiğinde ise değil içmeye görmeye bile tahammülüm yoktu. Oturdum ağladım!

Ben bu evin etkisiz elemanıyım: Sürekli yorgunum, yani sabah kalkıp işe gidiyorum, işimi yapıyorum ama akşam eve girdiğimde biri içimden pillerimi çıkarıyor sanki. Öylece yığılıyorum koltuğa ve yemeği yer yemez de uyuyorum. Tabi tüm ev işleri yatıyor bu arada. Yine böyle yorgun olduğum bir akşam ev de çok dağınıkken sinirim bozuldu ağlamaya başladım. İşten gelen eşim beni ağlarken buldu. Niye ağladığımı sorduğunda da “ben bu evin etkisiz elemanıyım” dedim. Teselli etmek için çok uğraştı ama fikrim değişmedi.

Çok güçsüzüm: 10. hafta civarı enerjim hafiften yerine gelir gibi oldu. O hızla bir akşam evde çamaşır yıkadım, astım, evi toparladım. Derken yine koltuğa yığıldım çuval gibi. Bütün enerjim bitmişti. Önce suratımı astım. Sonra gözlerim dolmaya başladı ve başladım ağlamaya. Eşim yine ne olduğunu sordu, “ben çok güçsüzüm” dedim. Ağlamam sürdü ama fikrim gene değişmedi.

Bu enerjisizlik durumu 12. haftanın sonunda bitti ama ağlama durumu -kişiden kişiye değişmekle beraber- doğuma kadar sürecekmiş.

Hamilelik ve kadın sağlığına ilişkin sorularınızı UyumluYasam forumunda sorabilirsiniz.

Yazıyı nasıl buldunuz? Lütfen yorumlarınızı aşağı yazın.

İlgili Yazılar

Aşağıdaki butonları tıklayarak, yazıyı arkadaşlarınızla paylaşın!


Get Adobe Flash playerPlugin by wpburn.com wordpress themes